top of page
psikolog ilker keleş - şişli psikolog - üsküdar psikolog
All Posts


İnternetteki bilgilerle kendimize tanı koyabilir miyiz?
Elbette koyabiliriz. Pek çok tanı kriterine uyduğumuz zaman, DSM-5 gibi kitapçıklara da bakarak, eğer onlara uyuyorsak bir tanı koyabiliriz. Ama önemli olan; -neden koymak istiyoruz, -niçin böyle bir ihtiyacımız var ya da bu tanıyı koyduktan sonra ne olacak, -çözüm daha mı kolaylaşacak? Belki de biz bir şeylerin belirsizliğinden ürküyoruz. Peki belirsizliğe tahammülsüzlüğümüz neden? Aslında bir tanıyı sahiplenmek, büyük oranda o tanıya hapsolmamızı sağlar. Hiçbir tanı insanı
İlker Keleş
22 Eyl1 dakikada okunur


Uslu Çocuğun Hikayesi...
Uslu çocuk olmak her zaman iyi midir? Şöyle bir geçmişe baktığımızda -asla sözümden çıkmaz, -her zaman denileni yapar -çok da ağlamaz -sorun çıkartmaz denilen bir çocuk muydunuz? Bu çocuklara Szwec “Uslu Çocuk Nevrozu” der. Asıl korkusu “hayır demek zorunda kalmak” olan bu çocuklar, çözümü ise hayır diyebilecek bir ortamı asla yaratmamakta bulur. Yani hiç çatışmaya girmeyerek, müthiş uyum içerisinde uslu çocuk maskesi altına bürünür. Sonuç yüksek ihtimalle “psikosomatik” o
İlker Keleş
22 Eyl1 dakikada okunur


Semptom bir şans mıdır?
Danışanın seansa getirdiği belirtiye, “ortadan kaldırılması gereken bir canavar” gibi mi bakmalı, yoksa semptomun bize ne anlatmak istediğine, neden orada var olduğuna mı odaklanmalı? sym- (syn-): (Birlikte, beraber) -ptôme (ptōma / pīptō): (Düşme, düşüş) Semptom sözcüğü kökensel olarak Antik Yunan’a dayanır ve ilk anlamı "birlikte düşen / aynı anda meydana gelen şey" dir. Günümüzdeki anlamı ise bir durumun varlığını belirten, işaret eden, “gösteren” anlamındadır. Semptomu k
İlker Keleş
22 Eyl1 dakikada okunur
binlerce küçük çocuk
Binlerce küçük çocuk Araba sürüyor Binlercesi işe gidiyor Binlercesi, Ülke yönetiyor. Her gün o ciddi işlerinde Takım elbiseleriyle Binlerce küçük çocuk Oradan oraya koşturuyor Hırs ve ihtiras içinde Yaşamları akıp gidiyor Binlerce küçük çocuk Birbiriyle kavga ediyor Binlerce küçük çocuk Avuçlarında bir tomar para Paylaşmaya çalışıyor Fikirleri var Büyük ideolojileri Binlerce küçük çocuk Ellerinde kazma kürek Kaos içinde Var olmak derdinde Binlerce küçük çocuk Oyuncağı alınm
İlker Keleş
22 Tem1 dakikada okunur
“bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?”
Edgar Ellan Poe’nun bu dizeleri size ne hissettiriyor? Hiç rüyanızda rüya gördünüz mü? Siz bu düşün neresindeydiniz? Benliğiniz ne kadar gerçekti? Peki ya etrafınızdakiler? Düşlerin içinde bir düşte, çıkılamayacak olanda mı yaşıyoruz? Uyanmaya çalıştığımız yer bir düşün ortası mı? Sen, ben, hepimiz… Bir düşün içinde bir düş’te olabilir miyiz? Yaşamakta olduğunuz hayatın “gerçek” olduğunu size kim söyledi? Hissettiğiniz duygular, duyumsadığınız acılar, sanrılar… Ya hiçbiri ger
İlker Keleş
22 Tem2 dakikada okunur
Sahte-leşen Biz / Sahtelikler Tiyatrosu
Nerede başlar, nerede biterdi sahtelik? Nasıl olup da nakış nakış işleyebiliyordu içimize böyle? Neden ve nasıl oluşuyordu sahte benlik? Doğar doğmazdan başlar bence tüm bu sahtelik macerası. Doğumun kendisi gerçektir ama… Acı, travmatik, büyük bir gerçek. Ancak doğduktan sonra işlenmeye başlar sahtelik yavaş yavaş benliğimize. Annen ‘bekle beş dakikaya geliyorum’ deyip geciktiğinde, Bir isteğini belli etmeye çalıştığında baban öfkelenince, Hele ki günümüzde, yemek yedirmek i
İlker Keleş
22 Tem2 dakikada okunur
"suça sürüklenen insan"
Psikoloji okumaya başladığımdan beri kafamı kurcalayan bir konu bu. Hukukla psikolojinin çeliştiği gerçeği. Evet, şu anki adalet sistemi ile psikoloji net şekilde çelişmektedir. Nasıl mı? Hukuk, suçu işleyene içeri tıkma, toplumdan alıkoyma cezası verir. Psikoloji ise “evet, suçu işledin ama neden” diye sorar. Ardında yatan dinamikleri araştırır. Bu kişi nasıl suçlu haline geldi? Neden insan öldü
İlker Keleş
22 Tem2 dakikada okunur
bottom of page